Basayev: Bizler Stavrpolye patlamaları ve uçak kaçırma vakalarını kınamıyoruz

Üst Askeri Meclis-i Amiri Şamil Basayev Kavkaz-Center muhabiriyle kısa görüşme yaptı.

Kremlin’im son propaganda uğraşların genel fonu Stavproloye’de ki patlamalar ve rus uçağın Medineye kaçırılması oldu. Üst Askeri Meclis-s Şura bu gelişmelere nasıl bir değerlendirme yapıyor?

Şunu söylemeliyim ki-bu olaylarla hiç bir alakamız olmasa da, biz kesinlikle Stavropolye’de ki patlamaları ve uçağın kaçırılması olayı kınamıyoruz. Rusya çeçen halkına karşı en acımasız kıyım savaşını açtı. Bizler, halkını yok etme amacı gören düşmana karşı her insan mücadele metotlarını seçebilir. Ayrıca ben Stavpropolye’de meydana gelen patlamaları ile ilgisi olduklarını itiraf eden Rus vatandaşlarından bayağı şüphe ediyorum. Rus özel teşkilatların bu iftiralara tutuklananlardan nasıl alıyorlar biz çok iyi biliyoruz. Rus özel birliklerce tutuklanan “terörist” televizyonda konuşurken bin dolar karşılığında patlayıcı dolu otomobili infilak ettirmeye razı olduğunu söyledi. Düşünebiliyor musunuz! Bin dolar için Rus vatandaşı kendi vatandaşlarını öldürmeye razı oldu! Ve ne biçin vatandaşlar bu kendi soydaşlarını kitlesel şekilde yok etmeye razılar? Bu Rusya’nın imparatorluk olduğu ve içinde barındırdıkları vatandaşların zulme karşı savaşabilmek için kendilerince mücadele metotlarını aramak zorunda kaldıklarını söylüyor bize. Terör savaşı bu Rusya’nın icadıdır. Rusya yöneticilerin kabul ettikleri devlet güvenliği tüzüğünü okuyun. Okuyun ve Rusya’nın eğer devleti tehlike içinde olursa tüm dünyaya karşı nükleer silahı kullanmaya hazır olduklarını görün. Demek ki Kremlin bağımsızlıklarını korumak için hiç bir suçu olmayan milyonlarca insanın hayatlarına kıyacak. O zaman bir soru geliyor aklımıza-neden Rusya yapabilir de diğerler yapamıyorlar?

Uçağın kaçırılmasına gelince-tekrarlıyorum, hiç bir alakamız yok ama karşı da değiliz. Bize göre bunu yapanlar iki hata yaptılar. Birinci hata diğer ülke vatandaşların ve müslümanların serbest bırakmamaları. Diğer hata ise sonuna kadar gitmeye hazır değiller idi. Ama bir hikayede en çirkin şey Suudili yetkililer. Onlar kutsal Medine’de kan akıtmamalıdıydılar. En azından uçağa Suudi Arabistan’ın diğer şehrine ulaşacak kadar benzin vermeliydiler. Ama Suudi Arabistan yetkilileri şeriata göre müslümanları korumak gereken yerde iki müslümanı öldürerek cinayet işlediler. Suudi Arabistanlı özel birliklerin hareketlerini ödleklikten başka ismi ile adlandıramayız. Mücahidlermiziden birini dediği gibi, eğer uçakta bulunanlardan birinde en az oyuncak tabanca olsa ne yaparlar idi acaba. Demek uaçağa tanklardan ateş edeceklerdi. Biz Suudi yetkililerin hareketlerini şeriata göre soruşturmaya niyetliyiz. Mücahidlerin üst Meclis-i Şura mahkemesi bu davayı incelemeye aldı. Şeriat her ülke ve devlet için aynı ve tektir. Bunu için Suudili yetkililer yaptıkları için şeriata göre hesap verecekler.

Bugün ülkede durum nasıl ve mücahidlerin planları ne?

En önemlisi Çeçen devletin İslam silahlı kuvvetleri bir kademe kadar hiç bir zaman olmadıkları kadar daha da disiplinli ve organize oldular. Bu çok büyük bir başarı. Kalan ise taktik ve strateji işi. Güç ve silah bakımdan ne kadar durumlarımız kıyaslanmaz ise de bizler düşman önünde çok büyük bir avantaja sahibiz, o da moral ve ahlak gücümüzle Allah’ın merhametliğine inancımız! Bunun için savaş sonuçları hakkında hiç bir şüphemiz yoktur. İşgalciler bozguna uğrayacak, organizatörler ise cezalandırılacaklar.

Bahar-yaz kampanyası için hazırlanmış planlarımız vardır. Ve onları saklamıyoruz. Hareketlerimizin en önemli ve etkin kısmı tüm Çeçenistan’da Rus işgalci ordusuna askeri baskı oluşturup düşman ülke, yani Rusya topraklarında önemli ve stratejik askeri noktaları diversiyon eylemleri ile devre dışı bırakmak. Aynı zamanda Rusya topraklarında işgal ordusuna karşı özel askeri operasyonları düzenlemesi de olmayacak bir şey değil. Hareketlerimiz askeri uygunluğu bakımından yapılacaklar, caniler ise cezalandırılacaklar.

Çeçen liderlerin ortadan kaldırılma ile savaş biter mi?

Biz de böyle şeyler duyduk. Biliyoruz ki Moskova bu kartı oynadı ve Maskhadov, Hattab ve benim gibi liderlerin likvidasyonu ile savaşı kazanmak istediler ve işgali başarılı sonuna getireceklerdi. Bize bu yaklaşım uygun gözüküyor çünkü bu Rusların güçsüzlüğü ve ne yapmak gerekir konusunda tamamen hiç bir fikre sahip olmadıklarını gösteriyor.

Fırsattan faydalanarak Moskova’nın bazı ünlü Çeçen liderlerin esarete düştükleri gibi bir iftirayı yalanlamak istiyorum. Ben resmi olarak, eski ve şimdi ki savaşta bilinen hiç bir ünlü ya da otorite sahibi komutan esir alınmış değil. Aramızda ki komutanlar arasında savaşta ölenler var ama esir olanlar yok. Bunu her müslüman her Çeçen vatandaşı bilmeli.

Kaynak: Kavkazcenter

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir