Beslan Baskını ve gerçekler

3 Eylül 2004.
Meşhur Beslan Baskını…
Tüm dünyada Çeçen Mücahid Lider Şamil Basayev hakkında, “terörist” damgasının vurulmasına sebep olan olay…

Peki ne olmuştu Beslan’da?..

Olayların öncesi ve yaşananlar ile Şamil Basayev’in olayla ilgili açıklama mahiyetindeki, Kavkaz Center internet sitesine gönderdiği mektubu…

Takvim yaprakları 21 Haziran 2004’ü gösteriyordu. İçlerinde Şamil Basayev’inde olduğu yaklaşık 80 Çeçen ve İnguş mücahid kamyonlarla İnguşetya’nın Başkenti Nazran’a doğru ilerliyordu. Nihayet ilk silah sesleri duyuldu ve toplam üç gün sürecek olan meşhur Nazran Şehir Operasyonları başlamıştı.

Şamil Basayev’in bizzat katıldığı bu saldırılarda Nazran’daki tüm Polis, Güvenlik ve İstihbarat binaları imha edilmişti. Bu saldırılarda 180’den fazla özel Rus askeri öldürülmüş bir çok askeri araç hurda yığınına dönmüştü. Şamil Basayev’in Nazran’daki FSB üssünü ve İnguş ordusunun cephanelerini ele geçirdiği esnada çekilen görüntüleri ve ayak üstü yaptığı konuşması Rusya Devleti tarafından internetten kaldırılmıştı. Şamil Basayev O konuşmasında; ‘Putine ve İçişleri Bakanına bu silahları bizim için özenle koruduklarından dolayı teşekkür ediyoruz. Size olan borcumuzu Çeçenistan’da fazla fazla ödeyeceğiz. Şuan tek sorunumuz bu silahları taşıyacak gerekli kamyonumuz yok. Ya zafer ya ölüm Allahu Akbar! Demiş ve izlenme rekorları kırmıştı.
Ancak bu saldırılarda 22 İnguşetya vatandaşı mücahid esir düşmüştü. Şamil Basayev hem esirleri kurtarmak hemde Rusya’yı barış görüşmelerine zorlamak için yeni bir plan yaptı.Buna göre Kuzey Osetya’nın başkenti Vladikavkaz’daki Merkezi Rus Askeri Üssü ele geçirilecekti yada en azından öyle planlanmıştı.

Ancak FSB bu saldırının haberini önceden almıştı. 1 Eylül 2004 tarihinde Şamil Basayev’e bağlı 50 dolayında mücahid üç günde geçmeleri gereken askeri kontrol noktalarını 14 saatte geçmişti ta ki başkent Vladikavkaz’ın çok yakınındaki Beslan kasabasına kadar…

Beslan’a gelindiğinde Rus birlikleri Mücahidleri okul bölgesine doğru itiyordu. Eğitim yılının ilk günü olması hasebiyle okullara velilerde gelmişti. Mücahidler (mecburen) okulu ele geçirdi ve 400 küsür Oset vatandaşını esir almıştı. Haber derhal tüm dünyaya yayıldı. Putin’in ve FSB’nin eline büyük fırsat geçmişti ve bunu lehlerine çevirmek için her şeyi yapacak kadar zalimleşmişlerdi.

Okulda 132 çocuk vardı mücahidler zarar vermekten yana olmadıklarını göstermek için 65 çocuğu serbest bıraktı. Olaydan saatler sonra karadan T-72 tankları, havadan M-24 uçakları okulu bombalamaya başlamışlardı günün finali ise Rus Özel Birliklerinin zehirli kimyasallarla hem 334 esiri hem de 32 mücahidi şehid eden canice saldırıyla olmuştu.

Katil lakaplı Putin’in bizzat yönettiği Beslan operasyonu adeta faciaya dönmüştü ancak çok az kişi bunun farkındaydı ve tüm dünya bir anda Çeçen mücahidleri terörist ilan etti ve Rusya Federasyonu Şamil Basayev’in başına 10.000.000 $ para ödülü koydu.

NOT: 2011 yılının başında Beslan olaylarıyla ilgili gün yüzüne çıkan bir takım garip bilgiler şunlardır;

  1. Meşhur Rus gazeteci Andry Babitsi, Beslan faciasının yaşandığı gün olay yerine gitmek istemiş ama FSB tarafından uçakta gözaltına alınmış 1 hafta sonra 1.000 ruble gibi komik bir kefaretle serbest bırakılmıştır.
  2. Tarafsızlığı ve Çeçen savaşındaki haber başarılarıyla göz dolduran Rus gazeteci Anna Politkovskaya Beslan faciasının yaşandığı gün apar topar nezarete atılmış kısa bir süre hapis yatmıştır /Bahsi geçen gazeteci 2010 yılında Çeçen Kukla Kadirov tarafından öldürüldü/
  3. Yüksek tirajlı İzvestiya gazetesinin editörü Facianın yaşandığı gün göz altına alınmış Moskova’dan dışarı çıkması yasaklanmıştır.
  4. Dünyaca ünlü ASSOCİATED gazetesi 2011 yılı başlarında olay günü çekilen bir video yayınladı bu videoda Rus güvenlik güçleri okulu bomba yağmuruna tutuyor ve kaçışan sivilleri öldürüyordu. Bu görüntülerden sonra Beslan Anneleri denilen mağdur aileleri Rusyayı A.H.İ.M ‘e şikayet etti

Şamil Basayev olaydan sonra bunun bir FSB oyunu olduğunu video kaydıyla anlatmaya çalışmış ama terörist damgası yemekten kurtulamamıştı. Konuşmasında İslam ümmetine de seslenerek; ”Müslümanlar hangi ölçüyü benimseyerek ümmetin amaçlarını gözetiyorlar? Nerede Allah en büyüktür diyen insanlar? Bütün mücahidler savaş meydanında eşittirler. Komutanında bir canı var verilecek askerinde. Eğer bir komutanın şehadeti bu cihadın devam etmesine engel teşkil edecekse o kişiyi savaşmaya göndermeyebiliriz. Fakat şu bir gerçektir ki tüm kardeşlerim birbirini yönetecek kadar yeteneklidirler. Eğer Allah’ın çağrısı bu insanların kalplerini titretmediyse benim yani Rabbine karşı son derece aciz olan Şamil’in onlardan bir cevap beklemesi yanlış olur. Hafifiyle ağırıyla hepiniz Allah yolunda cihada çıkın, ama görüyorum ki Allah’ın merhamet ettikleri dışında kimse yerinden kıpırdamadı. Ama eğer Amerika onları tehdit etmiş olsaydı kalpleri korkuyla çarpar ve emirlerinin harfi harfine yerine getirirlerdi. Şunu açıkça ifade edeyim ki bir İslam toprağını müdafaa etmek zorunluluktur ve bir ödevdir.” demiş ve yardım istemişti.

Beslan olaylarından sonra anlaşıldı ki FSB, Şamil Basayev’in yanına kadar adam sokabilmiş bu durum artık tehlikeli bir hal almaya başlamıştı. Daha önce çeşitli çatışmalarda 8 defa yaralanan Şamil Basayev, Beslan olaylarından sonra 2 defa kısa aralıklarla zehirlenmiş ve FSB efsane komutanın öldüğünü ilan etmiş ve bir takım ayyuka haberler ortaya atmışlardı. Gıda yoluyla zehirleyemedikleri Şamil Basayev’i çok ilginç bir yolla zehirlemeye karar verdiler. 2. Savaşın başında 1999 yılının sonunda ayağının bir kısmını kaybeden Şamil Basayev, yurt dışından getirttiği özel silikon çorapla zehirlere ve mikroplara karşı ayağını koruyordu. FSB, Çeçenistan içlerine girmeye çalışan mücahidleri yakalamış ve kendi laboratuvarlarında yaptıkları zehirli çorapları diğerleriyle değiştirmiş ve bahsi geçen mücahidleri ilginç bir şekilde serbest bırakmıştı. Neyse ki mücahidler bu durumu anlamış özel silikon çorabı tavuk dolu bir kümese yemlerin içine deneme amaçlı koymuşlardır. Bir süre sonra tüm tavuklar ölmüş, Şamil Basayev büyük bir tehlike daha atlatmıştır.

Beslan olaylarının üzerinden 1 sene geçtikten sonra Şamil Basayev, Kavkaz Center yayın kuruluna yazılmış bir açıklama gönderdi.

Şamil Basayev: ”Beslan hakkında söyleyeceğimiz çok şey var…”

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla!
Bizleri Müslümanlar olarak yaratan ve dosdoğru yolunda Cihad yolunu gösteren âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

Salât ve selam Muhammed Peygambere (s.a.v), ailesine, ashabına ve Kıyamet Gününe kadar doğru yolu takip edeceklerin üzerine olsun, diye başlarım:
Size selam olsun Ahmed İçkeryalı!

Yüce Allah Kur’an da şöyle buyurdu:
“De ki: “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir. O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben Müslümanların ilkiyim”.”
(Kur’an, Sure 6. “En’am”, ayet 162-163)

Peygamber (s.a.v) şöyle söyledi:
“İslam’ı tamamıyla, bütün olarak kabul edin”.

Sevgili kardeş şuna dikkat et ki “doğru sonuçları çıkarmak ve doğru bir fikre sahip olmak için, bağımsız olmak gereklidir.” Bugün beni “kınayan ve suçlayan” kız ve erkek kardeşlerimiz sadece bağımlı değildir ayrıca bugün geçici bir barınak buldukları ülkelerde rehin durumdadırlar. Aslında onların hepsi eğer düşüncelerini özgür bir şekilde ifade etmeye başlamaları durumunda Rusya yetkililerine iade edilmesi daimi tehdidi altındadırlar.

Onlar elbette yeterli cesaret ve anlayışa sahiptirler ancak yinede rehine durumundadırlar ve bu savaşın başlangıcında yürütülmeye başlanan, yardım ümidi ve Batı koruması ümidi hatalı politikasının rehinesi durumundadırlar. Bu nedenle onların konuşmaları, kalpleri ve amelleri birbirinden ayrıdır ve biri diğeri ile koordineli değildir. Bu yüzden bir anlayış eksikliği vardır.

Allah şöyle buyuruyor:
“İnsanlardan korkmayın Benden korkun”.
(Kur’an, Sure 5. “Maide”, ayet 44)

Peygamber (s.a.v) şöyle söyledi:
“Bir kişinin insanların tehditlerinden korkmadan hakkı söylemesidir, eğer bunu anlamışsa görülen yada işitilen”.

Bu nedenle onların bu yaklaşımlarına üzülmüyorum aksine tüm erkek ve kız kardeşlerime sesleniyorum “Siz rehinesiniz ve eğer kendinizi daha iyi hissedeceksiniz beni istediğiniz kadar kötüleyin ancak yapacağım iş ve amellerimde bana engel olmayın. Ben Danko değilim ve amelleriniz için sizi sorumlu tutacağım, İnşa’Allah.”
Diğerlerinin amelleri bana yapışmayacaktır, “bir yalan, denizdeki bir köpük gibi gidecektir” ve hiç kimse benim yolumu benden alamayacaktır “doğru yolu izleyen herkes kendisi için izler.” Ancak herkese acil olarak tavsiyem Yüce Allah’ın şu sözlerini unutmayın;
“Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır”.
(Kur’an, Sure 4. “Nisa”, ayet 135)

Hepimiz, Babitskiy ile röportajımdan sonra Ruslar tarafından yapılan bir domuz iftirasına tanık oluyoruz. Putin ve Ivanov nasılda “burunlarından akan sümüğü yaladılar.” Bu oldu çünkü Beslan’da Şehidlerin isteklerini dilendirmiştim yani “Orduların geri çekilmesi veya Putin’in istifası!”

Onların korktukları şey buydu. Gerçek bir söz onlar için bir bombadan daha dehşet vericidir bu yüzden onlar bizi farklı yönlerden izole etmeye ve halkımızı zulümle yok etmeye çalışıyorlar. Ancak Putin ve gizli danışmanlar grubu yakında patlayacak olan sadece bir sabun köpüğüdür.

Yüce Allah Kur’an da şöyle buyurdu:
“Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir”. (Kur’an, Sure 3. “Al-i İmran”, ayet 186)

Resulullah (s.a.v) şöyle söyledi:
“Ümmetimden bir grup, hak üzere galip olmaya devam eder. Onlara muhalefet edenler onlara zarar veremezler. Onlar bu hal üzere iken Allah’ın emri gelir (yani son saat)”.
(Müslim)

Bildiğim kadarıyla Beslan’la ilgili olarak, gerçekten, münafıklarla siyasi oyunlar oynamak söz konusu olsaydı sessiz kalmam ya da kardeşlerimizi tanımamam gerekirdi. Ancak durum şudur; Ben, diğerlerinin oyunlarını oynamak yerine kendi hayatımı yaşarım. Ve Rusizmin gerçek özünü ve niteliğini göstermiş olan yapılan operasyonun başarısını ne için reddetmem gerekir? Başkasının suçunu ne için omuzlamamız gerekir?

Biz bu rehin alma konusunda grubumuzun içine operatif takma adı “Gezgin” olan kendi ajanları Abdulla (Vladimir) Hodov’u takdim eden Kuzey Osetya özel servisleri başkanları tarafından dolduruşa getirildik.

O, Mücahid olan kardeşinin cenazesinde gözaltına alındı ve ona bir seçim yapması teklif edildi: ya tecavüze uğrayacak olan bir mahkûm olacaktı ya da onlar için çalışacaktı. Benim güvenimi kazanmak için onlar (Ruslar) onun bir İnguş grubu yapısı içinde Vladikavkaz’da bazı patlamalar yapmasına yardım etti. Sonra Hodov, Rusya özel servislerinin girişimini takiben bize Kuzey Osetya’da parlamento ve hükümet binalarını ele geçirerek bir Şehadet operasyonu yapmayı teklif etti. Ancak, İnguşetya’da Mücahidlerin arasında bir ay kadar yaşayan Hodov’un kendisi, grubun Emirine özel servislerin (FSB) bir ajanı olduğunu ve görevinin bana yakınlaşmak olduğunu itiraf etti.

Onunla buluştum, samimiyeti için ona teşekkür ettim ve İslam’ın bereket ve lütfu için çalışmasını ve bir çifte ajan olmasını önerdim. Bundan sonra, tavsiyeme uydu ve çok az güvenilirlik kazandığını, “onların (Mücahidler) orada sözleri dinlemediği amellere baktığı” yolunda “amirlerine” şikâyette bulundu. Böylece Ruslar askeri öğrenciler, Vladikavkaz’da likit gaz dolu kamyonları ve bir yolcu trenini patlatması için ona yardım etti.

Böylece “güvenimi kazandı” ve 2004 baharından beri Rus özel kuvvetlerle “birlikte” Kuzey Osetya’daki hükümet yerleşkesini ÇİC Bağımsızlık Günü olan 6 Eylül’de ele geçirmek için hazırlık yapmaya başladık.

Özel servislerin Vladikavkaz’ın girişinde grupla karşılaşması ve grubu etkisiz hale getirmesi ve Hodov’un da bir menhole yani kanalizasyon deliğine saklanması gerekiyordu.
31 Ağustostan beri bize soruşturma verilerini aktif bir şekilde toplamamız için bir koridor açıldı. Ve biz bu koridordan zamanı ve saldırı hedefini “karmakarışık ederek” Beslan’a geldik.
Ve henüz hepsi bu değildir.

Beslan ile ilgili anlatacağımız çok şey var ve Ruslar “soruşturmayı” tamamlayana kadar bekledik ancak onların hepsi bu süreci uzattılar çünkü halka anlatacakları bir şeyleri yoktu.
Bugün Beslan olayları hakkında uluslararası bir soruşturma açmaya hazırız. Yanımızda bu operasyona katılan birisi var ve tanıklık yapmaya hazırdır.

Yüce Allah Kur’an da şöyle buyurdu:
“Allah, iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sabit bir sözle sağlamlaştırır, zalimleri ise saptırır. Ve Allah dilediğini yapar”.
(Kur’an, Sure 14. “İbrahim”, ayet 27

Bir Çeçen deyişi vardır: “erkek savaşabilecek olan kişi değildir, erkek düşmanın kim olduğunu bilendir.”
Faydasız sohbetleri bir kenara bırakmalı ve bizim gerçek düşmanlarımızın isimlerini en azından torunlarımıza bırakmalıyız. Bu düşmanlardan biri örneğin Gutseriyev 90’larda ki ilk savaşın başlangıcında bizi talan etti ve şimdi ikinci savaşta da talan etmektedir.

Çeçen petrolüne el koyma ümidiyle 2000-2004 yıllarında 35 milyon dolardan fazla para vererek Kafirov’u (yani Kadırov) silahlandırdı ve güçlendirdi. Bugün, Gutseriyev otoritesini güçlendirmesi için Alhanov’a 5 milyon dolar verdi. O, Beslan’da ki güvenlik kuvvetleri çalışanları organlarına 20 milyon dolar verdi. Ve O, Beslan’da herhangi bir baskın olmayacağı konusunda Mücahidleri aldattı ve onları özel amaçlı birlik askerleriyle “Acil Önlemler Bakanlığı’nın aracının” binaya girmesini kabul etmelerine ikna etti.

Ve 2004 Sonbaharında ona bir ödül olarak Sibirya’da iki petrol yatağını satın alması için bir fırsat verildi.

Ertesi gün O, Cevherkale’de (eski Grozni) “kendi amacı için” bir okul açtı ve “1 Rublesi olan bir kişinin 1 Silahı olan bir kişiden daha güçlü olduğunu” ilan etti. Onun bu sözüne katılmak belki mümkündür. Ancak şahsi olarak şunu deklere ediyorum ki “Gerçek-Hakikat” 1 rubleden daha güçlüdür ve bir rublesi olan kişi İnşha’Allah cezasız kalmayacaktır.

O bizim petrolümüzü ve kanımızı istiyor ancak biz kız ve erkek kardeşlerimizin kanını en azından Beslan’da ki 32 şehidin kanını onun ve akrabalarının evlerine geri döndüreceğiz. Onu kendi kanı ile boğulmak, daha acısını yaşamak zorunda bırakacağız, İnşha’Allah.
Gutseriyev vakası Şeriat Mahkemesinin sahadaki sonbahar oturumunda görüşülecek ve herkesten onunla ilgili mevcut bilgileri vermesini istiyoruz.

Zaten mevcut olan soykırımı sadece Çeçenler için değil diğer tüm Kafkas halkları içinde durdurmayı diliyorsak en azından Gutseriyev gibi yaratıklar ve yakın akrabaları gibi şahıslarla ilgili bilgileri Mücahidlere vermemiz gerekir. Savaşı sadece savaş kışkırtıcılarını cezalandırarak durdurabiliriz.

Bugün biz Rus halkına karşı değil Rusizme karşı bir savaştayız. Bu, insanı sevmeyen emperyalist şizofren ideoloji, faşizm, ırkçılık, şovenizm ve birden çok -izm’in sessiz bir karışımıdır.
İnsanları öldürmek için savaşmıyoruz, Özgürlük ve Bağımsızlık, Dinimiz ve hayat yolumuzu savunmak için savaşıyoruz. Ve her iki tarafında açtığı savaşın uluslar arası kuralları gözlemleme ile ilgili olarak eğer bu kurallar Şeriat’tan alınırsa memnuniyetle buna hazırız.
Zorluklar ve yokluklar bir Müslüman’ın sadece imanını ve kararlığını güçlendirir.

Yüce Allah Kur’an da bize şöyle buyuruyor:
“Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır”.
(Kur’an, Sure 94. “İnşirah”, ayet 5)

Biz, Mücahidler, kendi kendimize yeteriz ve biz insanların onay ve beğenisi adına değil Yüce Allah adına savaşıyoruz. Biz dünya hayatımızda her şeyden önce Allah’ın ve Elçisinin tercih ettiği bir hayat sürerek Ahiret hayatımıza geçmeyi arzu ediyoruz.

Allah’ın lütuf ve ihsanıyla bu sene Kafkas Cephesini açtık. Önümüzdeki yıl İnşha’Allah Moskova, Volga bölgesi ve Ural cephelerini açacağız.

Cihad yayılıyor ve giderek daha fazla sayıda insan kombine çabaları ile Rusya’nın emperyalist buyruğundan kurtulmanın bir gereklilik olduğunu anlıyor. Ve biz, İnşha’Allah yakında kazanacağız. Sadece münafıklık ve ikiyüzlülüğü temizlememiz, sabırlı olmamız ve bu zafer için hazırlıklı olmamız gerekir.

Yüce Allah şöyle buyurdu:
“Şüphe yok ki, inkâr edenler mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra bu mallar onlara bir iç acısı olacak, sonra da yenilgiye uğrayacaklardır. İnkâr edenler toplanıp cehenneme sürüleceklerdir”.
(Kur’an, Sure 8. “Enfal”, ayet 36)
Yardımcı olarak Allah bize yeter! Allahu Ekber!
Saygılarımla

Mücahidlerin Askeri Emiri
Abdullah Şamil Ebu İdris

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir