Rus destekli Çeçen rejiminin yeni propaganda aracı: “Diriliş Ertuğrul”

Son birkaç gündür Türkiye kamuoyuna “Diriliş Ertuğrul Oyuncuları Çeçenistan’da“, “Diriliş Ertuğrul Oyuncularına Çeçenistan’da Muhteşem Karşılama” gibi başlıklarla bir haber servis ediliyor. Belki henüz duymamış olanlar, duysa da içeriğinden bihaber olanlar vardır. “Diriliş Ertuğrul“, 2014 yılının sonlarında ekranlara gelmeye başlayan, Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan’ın reklamlarını yaparak herkesi izlemeye davet ettiği bir televizyon dizisi projesi. Senaryosunun tamamına yakına hayal ürünü olan ve Türkiye’deki gündeme göre her bir bölümü siyasi subliminal mesajlarla donatılan bu fenomen televizyon dizisi, Türkiye’nin sinema tarihinde 1970’li yıllara damgasını vuran ve milletçi duygulara oynayan “Kara Murat” filmleri serisinden esinlenilmiş, kostümler açısından daha iyi çalışılmış ancak oyunculuk, senaryo ve sinema teknikleri açısından Kara Murat serisinin dahi bir hayli gerisinden gelen acemi siyaset mühendislerinin son dönemlerde sık sık görmeye başladığımız çalışmalarından bir örnek.

Türkiye’de sadece yakın dönemi değil, uzak dönem tarihini de bilmeyen veyahut tarih bilgisi hamasi bilgiler ve izlediği televizyon filmlerinden ibaret olanların, okumak ve araştırmak yerine kumandanın ucundaki ışıltılı ekranlardan tarihini öğrenmeye çalışanların pek bir sevdiği; asil, bilge ve güçlü ulus vurgularıyla milliyetçi duyguları okşananların sahiplendiği; yurtdışında ise mitik konusuyla eğitim düzeyi ve sosyal statüsü belli bir düzeyde olanların ilgiyle takip ettiği fenomen bir dizi bu.Diriliş Ertuğrul’un Çeçenya ile gündeme gelmesi ise, 2000 yılından itibaren bu ülkeyi işgal altında tutan Rusya’nın atadığı kukla rejimle doğrudan ilintili. İlkokulu bile bitiremeyen ancak “ekonomi” ve “hukuk” alanlarında doktora yaptığını iddia eden Ramzan Kadırov’da bu dizinin en sıkı takipçilerinden birisi. İşsizlik oranının %80’lere vardığı, halkın zorbalık, tehdit ve silahların gölgesinde kontrol altında tutulduğu bu küçük ülkede, ülkeyi kendi malıymış gibi idare eden Ramzan Kadırov, Hollywood’un gözden düşmüş starlarını, modası geçmiş emekli futbolcuları, atletleri satılık sporcuları ve musiki eserleri bol sıfırlı ücretler karşılığında diktatörlere icra edenleri huzuruna davet etmeyi pek sevmektedir. Nitekim egosu vücut kütlesinden büyük olan Ramzan Kadırov, son birkaç yılda “Diriliş Ertuğrul” dizisinin ana karakteri “Ertuğrul Bey”i yani Engin Altan Düzyatan’ı çeşitli kanallar aracılığıyla Çeçenya’ya davet etmekteydi. Çeçenya’da yaşanan insan hakları ihlallerine duyarlılığından mı yoksa daha önce Çeçenya’ya giderek çok büyük eleştiriler alan Amerikalı aktris Hilary Swank’ın akıbetine uğramaktan mı korktuğundandır bilinmez, bu teklifler ünlü oyuncu tarafından her seferinde reddedildi. Reddedilmeye alışkın olmayan Kadırov ise rotasını dizinin yapımcısına ve diğer karakter oyuncularına çevirdi. Nihayetinde, Ramzan Kadırov, Kasım 2018’de “Diriliş Ertuğrul” dizisinin setini ziyaret etmeyi başardı, her ne kadar Ertuğrul Bey onurlu bir duruş sergileyerek o gün sete katılmadıysa da, Kadırov istediğini aldı. Dizinin yapımcısı Mehmet Bozdağ ile iki karakter oyuncusu Nurettin Sönmez ve Cengiz Coşkun geçtiğimiz günlerde soluğu Çeçenya’da aldı.

Çeçenya’da 1994-1996 yılları arasında ve 1999 yılından bu yana soykırım suçunu ve insanlığa karşı suçları işleyen Rusya Federasyonu’nun ve bu suçlu yönetime hizmet eden kukla bir rejimin davetine icap eden bu isimler kimler sorusunu sorduğumuzda karşımıza bildiğimiz bir yanıt çıkıyor. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidarda olduğu son 17 yılda kerameti kendisinden menkul bir takım cevval çocukların değişik platformlarda basamakları hızla çıktıkları ve zaman zaman da çeşitli skandallara karıştıkları bir sır değil, tıpkı Özallı yıllarda isimlerini sıkça duyduğumuz “Papatyalar” gibi.

“Diriliş Ertuğrul” dizisinin yapımcısı olarak gösterilen Mehmet Bozdağ, 1983 yılında Kayseri’de dünyaya gelmiş ve hayatındaki en büyük başarısı da TBMM’nin 25. Döneminde kısa süreliğine de olsa Adalet ve Kalkınma Partisi’nden Kayseri milletvekili olarak seçilen hemşerisi Dr. Kemal Tekden ile birlikte bir film şirketi kurmuş olmasıdır. Nitekim, bu film şirketi faaliyetlerine Kültür Bakanlığı’na hazırladığı bir çalışma ile başlamış, devamında da TRT’ye belgeseller çekmiştir. Dizi sektörüne “Yunus Emre” ile giriş yapan Bozdağ, Diriliş Ertuğrul ile popülariteyi yakalamış, hem bu popülaritenin verdiği etki, hem de Büyük Birlik Partisi’nin eski neferlerinden olan Kemal Tekden beyin ilgili pozisyonlardaki dostları aracılığıyla milliyetçi duyguları istismar ederek “Mehmetçik : Kutulamare” adlı başarısız vasat projesini de TRT’ye satmayı başarmıştır. Yani, esasında yapımcı değildir, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ödediği vergilerle yayın yapan devlet televizyon kanalına hazırladığı projeleri finanse ettiren bir girişimcidir kendisi.

Kariyerleri boyunca varabilecekleri en yüksek noktada bulunan Cengiz Coşkun ve Nurettin Sönmez adlı iki amatör oyuncu ise muhtemelen bu şanslı anlarının daha fazla sürmeyeceğinin farkındalar ki, planlarını kurdukları güzel emeklilik günleri için Ramzan Kadırov’un çağrısına kayıtsız kalamamışlar. Belki de onlar için kariyer planlamasını yapan ve iş başına komisyonlarını alan Hasan Güngör ve Family Ajans’ın bu ziyaretteki rolü oyunculardan daha fazla. Kendisini kültürüne, değerlerine bağlı ve maneviyatı güçlü bir kişi olarak tanıtan Hasan Güngör’ün maneviyat ve değerler hususundaki görüşlerini muhtemelen bizler yanlış anlamışız. Onların sevgisi İslamı simgelediği kabul edilen yeşil değil, Amerikan dolarlarının yeşilineymiş görünüşte.

Unutmadan, Mehmet Bozdağ, Cengiz Coşkun ve Nurettin Sönmez gün boyunca çeşitli kereler “Akhmat-Siyla!”” yani “Akhmat Güç Demektir!” sloganını da bağırmaktan geri durmamış. “Akhmat Siyla”, Çeçenya’daki kukla rejim tarafından Akhmat-Hacı Kadırov’u, onun halkını satarak kurulmasına ön ayak olduğu rejimi ve mevcut sistemi yüceltmek için Ramzan Kadırov ve avanesi tarafından türetilmiş bir slogan. Hilary Swank, sahnede “Selamün Aleyküm… Doğum gününüz kutlu olsun Sayın Başkan” demek için 500 bin Amerikan doları almıştı. “Diriliş Ertuğrul”un üçlüsünün gün boyu Kadırov’un yanı başında at sürdüklerini ve sık sık “Akhmat-Siyla” diye bağırdıklarını düşününce varın artık hesabını siz yapın bu işin duygusal boyutunun.

Akhmed Magomadov

Rus destekli Çeçen rejiminin yeni propaganda aracı: “Diriliş Ertuğrul”” hakkında 1 yorum

  1. Hep içime sinmemiştir diriliş Ertuğrul… Kadirov pisliğinin ve onun gibi Çeçenya nın başında Rusya rejimine köpeklik yapan itlerin soyu kesilsin. Türkiye artık nereden uyuşturuluyor hesap edemiyor, şaşıp kalıyorum. Bu ülkede ne hesaplar dönüyor Allah bilir. Ülke öyle bir hale gelmiş ki her taşın altından bir hain çıkıyor. Kim ne halt yiyor belli değil… Kadirov itine öyle beddualar ediyorum ki… Benim en çok yandığım içimizdeki hainler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir